Veriyi kurum genelinde ortak bir çalışma diline dönüştüren Halkbank, yapay zekâ ve self servis analitik yatırımlarıyla dijital dönüşümünü yeni bir seviyeye taşıyor. BI Technology ile geliştirilen ARP-Akıllı Raporlama Platformu sayesinde banka, karar süreçlerinde daha çevik ve veri odaklı bir yaklaşım geliştirirken analitik yetkinliği kurum geneline yayıyor.
Kurumunuzun teknoloji yaklaşımı ve İş Zekâsı Uygulamalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz? İş Zekâsı çözümleri kurumunuz bünyesinde nasıl bir yere sahip?
Halkbank olarak teknolojiyi, bankacılık deneyimini uçtan uca iyileştiren stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırıyoruz. Finansal teknolojilerdeki değişimleri yakından takip ederek bu alana sürekli yatırımlar yapıyoruz. Veriyi merkeze alan, hızlı aksiyon almayı destekleyen ve kullanıcıyı sürecin içine dahil eden katılımcı bir inovasyon yaklaşımı benimsiyoruz.
İş zekası çözümleri bu yaklaşımın en kritik bileşenlerinden birini oluşturuyor. ARP-Akıllı Raporlama Platformu (Self Servis Raporlama ve Analitik Platform) ile analitik odağımızı herkesin aktif olarak kullandığı bir karar destek mekanizması haline getirdik. Bu kapsamda yapay zeka ve LLM tabanlı yetkinliklerimizi entegre ederken, bankacılık veri güvenliği, veri gizliliği ve regülasyon uyumunu en üst seviyede gözeterek ilerliyoruz.
Bu yapı sayesinde yalnızca merkezi raporlama değil, iş birimlerinin kendi ihtiyaçlarına uygun analizleri hızlı ve esnek şekilde üretebildiği bir platform inşa ettik. Bugün binlerce aktif kullanıcı ve yüzlerce geliştirici ile kullandığımız yapıda, geliştirilen panellerin %85’ten fazlası doğrudan iş birimlerimiz tarafından oluşturulmaktadır. Bu oran, veri üretiminin merkezden sahaya yayıldığını ve self servis analitik kültürünün kurumsal olarak benimsendiğini açıkça göstermektedir.
Halkbank gibi geniş müşteri kitlesine sahip bir kurumda, veri analitiği çözümleri karar alma süreçlerine nasıl bir katkı sağlıyor?
Türkiye’nin her noktasına dokunan geniş bir hizmet ağında, veri analitiği çözümleri bizim için büyük resmi saniyeler içinde görebilmek anlamına geliyor. Veri setlerimiz her zaman sistematik ve güçlüydü; ancak biz daha hızlı çalışan, analiz yapmaya uygun ve canlı veriyi destekleyen bir yapıyı hedeflemekteydik. ARP ile tüm bun hedeflere ulaşmanın yanı sıra veriyi aksiyona dönüştürülebilir içgörülere dönüştürmeyi başardık.
Bugün iş birimlerimiz veriyi yalnızca tüketen değil, yorumlayan ve yön veren bir bakış açısına sahip. Özellikle satış, kredi ve müşteri yönetimi tarafında, anlığa yakın takip kabiliyeti ile sahada çok daha hızlı aksiyon alabiliyoruz. Yatırım ve hazine ürünlerinin analizleri ile denetim göstergelerinin dinamik takibi bu dönüşümün somut örnekleri arasındadır. Bu yapı, sahadaki proaktif ve hedef odaklı yaklaşımımızı güçlendirdi.
Halkbank’ın dijital dönüşüm sürecinde veri analitiği ve iş zekası çözümleri önemli bir rol oynuyor? Bu kapsamda BI Technology ile yürüttüğünüz iş birliği çalışma biçiminizi nasıl etkiledi?
Dijital dönüşümü sadece teknolojik bir yenilenme değil, doğru iş ortaklarıyla kurulan bir ekosistem yolculuğu olarak görüyoruz. BI Technology ile yürüttüğümüz iş birliği ile hayata geçirdiğimiz ARP, köklü bir ‘veri kültürü’ dönüşümü başlattı. Bu süreci iş yapış biçimimiz açısından iki ana eksende özetleyebilirim:
- Verinin Demokratikleşmesi: Geçmişte merkezi bir yapıda toplanan ve talep üzerine ilerleyen raporlama süreçlerini, ARP ile şubelerimizin ve bölgelerimizin önüne sunduk. Artık ekiplerimiz merkezi bir rapor beklemek yerine, kendi interaktif panelleri üzerinden ihtiyacı olan veriye ulaşıyor. Bu da operasyonel hızımızı ciddi oranda artırdı.
- İzlemeden Sorgulamaya Geçiş: ARP’ın keşif odaklı yapısı, sahadaki arkadaşlarımıza “veriye bakma” alışkanlığını “veriyi analiz etme” becerisine dönüştürdü. Artık sadece rakamları görmüyor, o rakamların altındaki nedenleri sorgulayabiliyorlar.
Sonuç olarak, BI Technology ile kurduğumuz bu teknolojik köprü sayesinde; veriyi sadece tüketen değil, veriyi kullanarak strateji üreten bir organizasyona evrildik. Bankamızın kademelerinde tam anlamıyla “veri odaklı” bir çalışma modelini başarıyla inşa ediyoruz.
Bu alandaki yatırımlar, veri odaklı karar alma süreçlerine ve müşteri deneyimine nasıl yansıdı?
ARP’a yaptığımız yatırımların en somut çıktısı, bankamızda veriyi birimlerimizin ortak dili haline getirdi. İş birimlerinin kıymetli deneyimleri ve emekleriyle şekillenen panellerin fazlalığı bu yatırımın kültürel olarak ne kadar doğru karşılık bulduğunun göstergesidir.
Müşteri deneyimi tarafında ise bu durum, kişiselleştirilmiş hız olarak karşılık buluyor. Sahadaki çalışma arkadaşlarımız ARP sayesinde müşterilerimizin finansal yolculuğunu anlık analiz edip, tam ihtiyaç duydukları anda doğru çözümleri sunabiliyorlar. Veri odaklı karar verme yaklaşımımız, varsayımları bir kenara bırakıp gerçeklerle hareket etmemizi kolaylaştırarak verimliliğimizi ve müşteri memnuniyetini ivmelendirdi.
Önümüzdeki dönemde Halkbank’ın veri analitiği ve iş zekası alanındaki öncelikleri neler olacak?
Önümüzdeki dönemde temel önceliğimiz, bankamızın veri odaklı dönüşüm yolculuğunda ARP’la yakaladığımız bu güçlü ivmeyi kurum genelinde daha da derinleştirmek. Bu doğrultuda self servis geliştirici yetkinliklerimizi artırarak, veriyle hareketi kurumsal bir refleks haline getirmeye devam edeceğiz.
Teknolojik ajandamızda ise yapay zekâ destekli analizler, LLM entegrasyonları ve otomatik içgörü üretimi ön planda olacak. Bu yenilikçi adımlarla, analitik kapasitemizi bir üst seviyeye taşımayı planlıyoruz.
Amacımız, veriyi geçmişin aynası olmaktan çıkarıp geleceğin mimari olarak kullanmaktır. Bankamızın köklü biri kimini verinin gücüyle harmanlayıp; veriyi her çalışanımızın yanındaki en hızlı danışman, her stratejimizin altındaki en sağlam pusula yapmayı hedefliyoruz.