DeFacto, Google BigQuery üzerinde konumlandırdığı modern veri mimarisini Qlik Replicate’in CDC teknolojisiyle destekleyerek veri akışlarını hızlandırdı, operasyonel yükleri azalttı ve iş birimlerine daha çevik, güvenilir ve anlık veri hizmeti sunan bir yapı oluşturdu.
Kurumunuzdan ve verdiğiniz hizmetlerden kısaca bahsedebilir misiniz?
DeFacto, bugün sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde 500’den fazla mağazası ve çok güçlü e-ticaret kanallarıyla moda ve perakende sektörüne yön veren global bir marka. Bizim işimizin merkezinde ‘ulaşılabilir moda’ var ama bu devasa operasyonun arkasında çok ciddi bir teknoloji ve veri mutfağı çalışıyor.
Ben DeFacto bünyesinde Veri Yönetimi Müdürü olarak görev yapıyorum. Veri ekibi olarak bizim temel sorumluluğumuz; mağazalarımızdan, lojistik merkezlerimizden ve online kanallarımızdan gelen milyarlarca satırlık veriyi anlamlı, güvenilir ve en önemlisi ‘karar verilebilir’ bir hale getirmek. Yani özetle; doğru verinin, doğru zamanda, doğru karar vericiye ulaşmasını sağlayarak şirketin tüm veri ekosistemini yönetiyoruz.
Özellikle son dönemde gerçekleştirdiğimiz modernizasyon projeleriyle, veriyi sadece saklayan değil, iş birimlerimize hız kazandıran bir ‘servis sağlayıcı’ gibi konumlanıyoruz.
Kurumunuzun teknoloji yaklaşımı ve iş zekâsı uygulamalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
DeFacto olarak teknoloji yaklaşımımızın temelinde ‘çeviklik’ ve ‘veri odaklı karar alma’ kültürü yatıyor. Perakende sektörü çok dinamik; bu yüzden teknolojiyi sadece işi destekleyen bir unsur değil, işi büyüten bir kaldıraç olarak görüyoruz.
İş Zekası (BI) tarafında çok ciddi bir transformasyon sürecinden geçtik. Yakın zamana kadar tüm veri ambarı (DWH) yapımız on-premise sistemlerde, MSSQL üzerinde kurguluydu. Ancak 500’den fazla mağazanın ve büyüyen e-ticaret hacminin getirdiği veri yükünü daha verimli yönetmek adına rotamızı Google Cloud Platform (GCP) tarafına çevirdik.
Şu anki yapımızı şöyle özetleyebilirim: Veri mimarimizi modernize ederek tüm yapıyı Google BigQuery üzerinde konumlandırdık ve büyük veri setlerinde yüksek performanslı, ölçeklenebilir bir yapı oluşturduk. Cloud dönüşüm sürecinde farklı batch veri taşıma araçlarını değerlendirdik; ancak operasyonel verimlilik ve gerçek zamanlı veri akışı ihtiyacımız doğrultusunda Qlik Replicate’e geçiş yaptık. Bu sayede on-premise sistemlerimizdeki veriyi cloud katmanına anlık olarak aktarabiliyor ve veri akışını kesintisiz şekilde yönetebiliyoruz. Ayrıca ETL yaklaşımından ELT modeline geçerek veri dönüşüm süreçlerini doğrudan BigQuery üzerinde gerçekleştiriyoruz. Son kullanıcı tarafında ise veriyi yalnızca erişilebilir kılmakla kalmıyor, iş birimlerinin anlık aksiyon alabileceği modern ve çevik bir analitik yapı sunuyoruz.
Özetle; ‘legacy’ sistemlerin güvenilirliğini, cloud teknolojilerinin hızı ve Qlik Replicate’in otomasyon gücüyle birleştiren modern bir veri mimarisine sahibiz.
İş zekası çözümleri kurumunuz bünyesinde nasıl bir yere sahip? Qlik ürünleri ile sizi buluşturan süreçlerden bahseder misiniz?
DeFacto gibi büyük bir operasyonda İş Zekası, sadece bir raporlama birimi değil, tüm iş birimlerine ‘T anında’ veri hizmeti sunan merkezi bir platform konumunda. Bizi Qlik Replicate ile buluşturan temel süreç ise aslında yazılım mimarimizin mikroservis yapısına geçmesiyle başladı. Veritabanlarının ayrışması, verinin çok fazla kaynağa dağılmasına neden oldu ve bu dağınık veriyi tek bir merkezde birleştirme ihtiyacı doğurdu.
Qlik öncesinde, veriyi 15 dakikalık periyotlarla (batch) güncellemeye çalışmak bile bizim için operasyonel anlamda yönetilmesi çok güç bir süreçti. Özellikle Cloud tarafında maliyet verimliliğini sağlamak adına; iş yükü bazlı sanal makinelerin dinamik olarak oluşturulması, iş bitince silinmesi ve bu task trafiğinin hatasız yönetilmesi ekibimiz üzerinde ciddi bir iş yükü oluşturuyordu. Veriyi taşımak için harcadığımız bu efor, veriyi işlemek için ayıracağımız zamandan çalıyordu.
Qlik Replicate bu noktada stratejik bir çözüm oldu. CDC (Change Data Capture) teknolojisi sayesinde, bu karmaşık operasyonel süreçleri ve ‘makine aç-kapat’ gibi manuel müdahale gerektiren task dinamiklerini tamamen ortadan kaldırdık. Artık tüm verileri Google BigQuery üzerinde anlık olarak birleştirilebiliyor ve iş birimlerimize gecikme olmaksızın sunabiliyoruz. Özetle Qlik, bizi hem maliyetli operasyonel yükten kurtardı hem de veri mimarimizi gerçek zamanlı bir yapıya kavuşturdu.
Qlik ürünleri ile yapılan iş birliği size neler kattı? Yapılan iş birliğinden önceki süreç ile iş birliği sonrası süreci değerlendirir misiniz? Ne gibi faydalar sağladınız?
Qlik Replicate öncesinde, veriyi buluta taşımak bizim için ciddi bir operasyonel yüktü. Maliyetleri yönetmek adına sürekli sanal makineleri açıp kapatmak ve karmaşık batch süreçlerini takip etmek zorundaydık. Veriyi 15 dakikalık periyotlarla güncel tutmaya çalışmak bile ekibimizin vaktinin çoğunu alıyordu.
Qlik ile bu süreci tamamen modernize ettik ve şu temel faydaları sağladık:
- Azalan Gecikme Süreleri: Zorunlu bekleme sürelerini CDC teknolojisiyle minimize ederek, verinin çok daha hızlı ve akıcı bir şekilde BigQuery’ye ulaşmasını sağladık.
- Operasyonel Kolaylık: ‘Makine yönetimi’ ve manuel müdahale gerektiren task dinamiklerinden kurtulduk; sistem artık otonom bir yapıda çalışıyor.
- Veri Konsolidasyonu: Mikroservis mimarisiyle dağılan verileri, anlık olarak birleştirilebilir şekilde tek bir merkezde topladık.
- Verimlilik: Ekibim artık vaktini sistemleri ayakta tutmaya değil, veriden değer üretecek transformasyon süreçlerine (ELT) odaklıyor.
Özetle Qlik, veri mimarimizi hem çok daha hızlı hem de yönetimi kolay bir yapıya kavuşturdu.
DeFacto olarak önümüzdeki dönem hedefleriniz arasında Qlik ürünleri ile planlanan farklı projeler var mı?
Önümüzdeki dönemde Qlik Talend Cloud ve Qlik Talend Analytics platformlarının sunduğu veri entegrasyonu ve veri kalitesi yetkinliklerini daha aktif kullanmayı hedefliyoruz. Özellikle veri ürünleri yaklaşımı ve daha bütünsel bir veri yönetimi modeli ile, iş birimlerimize daha hızlı ve güvenilir veri servisleri sunmayı planlıyoruz.
BI Technology ile nasıl bir sinerji oluşturdunuz, proje uygulama aşamasındaki deneyimlerinizden bahsedebilir misiniz?
BI Technology ile olan iş birliğimizde tam bir çözüm ortaklığı yakaladık. DeFacto gibi büyük ve karmaşık bir yapıda, Cloud geçişi gibi projelerde teknik zorluklar yaşanması kaçınılmazdır. Biz de uygulama aşamasında ürün tarafında bazı problemlerle karşılaştık; ancak BI Technology ekibi bu süreçte her zaman çok hızlı ve çözüm odaklı bir duruş sergiledi.
Karşılaştığımız teknik engellerin hızla aşılmasını sağlayarak projemizin aksamasını engellediler. Bu profesyonel destek ve kurduğumuz açık iletişim sayesinde, karmaşık veri mimarimizi modernize etme sürecini başarıyla tamamladık.
Bir cümle ile özetlemenizi istesek, Qlik ürünlerinin kurum ve günlük işlerinize katkısını nasıl ifade edersiniz?
Qlik Replicate, dağınık veriyi anlık olarak birleştirerek bizi operasyonel yüklerden kurtardı ve ekibimizin enerjisini veri taşımaya değil, veriden değer üretmeye odaklamasını sağladı.